<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907</id><updated>2011-04-22T04:30:04.029+03:00</updated><category term='medya'/><category term='Türkiye'/><category term='islamcılar'/><category term='futbol'/><category term='muratbelge'/><category term='sihler'/><category term='gelecek'/><category term='seçim'/><category term='Genç Siviller'/><category term='cumhuriyet'/><category term='rektörler'/><category term='iktidar'/><category term='Muhtıra'/><category term='Sevim Gözay'/><category term='özdemir ince'/><category term='öfke'/><category term='militan'/><category term='civil rights'/><category term='Sinema'/><category term='Militarizm'/><category term='miting'/><category term='politika'/><category term='kültür'/><category term='yılbaşı'/><category term='göstergebilim'/><category term='halk'/><category term='Berkun Oya'/><category term='taciz'/><category term='türban'/><category term='türkler'/><category term='Perihan Mağden'/><category term='afiş'/><category term='histeri'/><title type='text'>It's A Mistake</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>19</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-7352452857229419624</id><published>2008-05-12T19:15:00.001+03:00</published><updated>2008-05-12T19:22:38.993+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='muratbelge'/><title type='text'>Murat Belge - ‘iç işlerimiz’</title><content type='html'>&lt;p&gt;Türk medyasında köşe sahibi, kanalda program sahibi, yayın yönetmeni vb. sıfatlarla yer alan şahsiyetler, ‘iç işlerimiz’ gibi kavramların bugünün dünyasında gitgide anlamsızlaştığının, hele Avrupa Birliği gibi ulus-aşırı birliklerde tamamen geçersizleştiğinin farkına varmamış olabilirler mi? Doğrusu buna ihtimal veremiyorum. Oysa, AB’nin Genişleme Süreci, dolayısıyla Türkiye ile ilgili konularında yetki verilmiş sözcülerine gösterdikleri tepkilerde, hâlâ, bu ‘İç işlerimize karışıyorlar’ havası hâkim.&lt;br /&gt;Özellikle Karen Fogg’un elçiliği sırasında ‘sömürge valisi’ sıfatını da icat etmişlerdi ve ‘Sen karışma’ tavrıyla yazıp yazıştırıyorlar, ‘Senin gibi konuşan elçi var mı?’ demeye kadar vardırıyorlardı. Sanki AB’nin bir aday ülkeye gönderdiği elçinin işi, aynı ülkedeki Kanada veya Japonya elçisinin işiyle aynıymış gibi. AB’nin buradaki -herhangi bir aday ülkedeki- elçisinin görevi oraya karışmak.&lt;br /&gt;Şimdi Barroso, Rehn, Lagedijk’la aynı komedya devam ediyor. Türkiye’deki ‘katı laikler’i eleştiriyorlarmış! ‘Laik’in ‘katı’sı, ‘yumuşak’ı mı olurmuş? Böyle konuşan adamı kim ciddiye alırmış?&lt;br /&gt;Bunu diyen, Olli Rehn. Ama Bobby Behn de olabilir, Johnny Cahn da... O göreve getirilmiş herhangi bir Avrupalı, ’demokratik’ olmayan bir ‘laiklik’ anlayışı karşısında benzer bir şaşkınlık gösterecektir. ‘Ya laiklik ya demokrasi’ gibi bir ikilemden hiçbir şey anlamayacaktır. Sonuç olarak da, “Bizimle bir arada olmak istiyorsanız, bizim ‘laiklik’ anlayışımız böyle değil; onun için, demokrasiyle çelişen değil, demokrasiyle örtüşen bir laiklik anlayışı oluşturmaya çalışın” anlamında bir şeyler söyleyecektir.&lt;br /&gt;Söyleyecektir, çünkü zaten görevi de bunları söylemektir.&lt;br /&gt;Yemekte sıkıştırmışlar da, ‘Görülmekte olan davaya müdahale edilmez’ demişler, falan filan. Bu davanın nasıl bir dava olduğunu da, Olli Rehn veya Polly Mann veya her kimse, o makamı dolduracak Avrupalı bilir ve anlar. Avrupa Birliği’ne üye olabilmenin daha da önemli bir koşulu, bu mahiyette davaların açılabildiği bir ülke olmaktan vazgeçmektir. Dolayısıyla bunu söylemek, bu uyarıda bulunmak, gene o makamın görev alanı içine giren bir iştir.&lt;br /&gt;Bizim bu köşe yazarlarımız, bu ‘kanaat önderleri’miz, yazdıkları ve söyledikleriyle AB’nin, önce şu somut konumlarda bulunan sözcülerini, sonra onları böylece yetkilendirenleri, en sonunda da Avrupa kamuoyunu, kendi savundukları ‘demokrasi ve laiklik’ anlayışına ikna edeceklerini mi düşünüyorlar? Karen Fogg’a sövüp saydılar, vaktinden biraz önce ayrılmasını sağladılar. Büyük zafer! Bu tuhaf episoddan sonra AB, Türkiye’nin AB içinde bulunmasına Fogg gibi taraftar olmayan ve çok az konuşan birini gönderdi. Buna da ‘zafer’ diyebilirdik, ama adam sonunda ağzını açtı ve ağzından çıkanlar bizim için sevindirici filan olmadı.&lt;br /&gt;‘Kanaat önderleri’miz, herhalde, Avrupa’nın ‘kanaat’ine önderlik yapamayacaklarının farkındalar (‘iç işler’imizin ne kadar demode bir kavram olduğunu da aslında bildikleri gibi). Ve zaten, Avrupa Birliği’ne entegre olmuş bir Türkiye’de, herhangi bir şeyin önderi olamayacaklarının da farkındalar ve sorunları da bu. O halde, gene buradaki kanaatle işleri. Kamuoyunu AB fikrinden soğutmak, sabırla, istikrarla, Avrupa ilişkisini törpüleye törpüleye aşındırmak, bir yandan da ‘Batıcılık’ denen şeyi elden bırakmamak, ‘Beyaz Türk’ olmanın bu dönemdeki açmazı böyle bir şey.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&amp;amp;ArticleID=876886&amp;amp;Yazar=%20&amp;amp;VersionID=&amp;amp;Date=12.05.2008&amp;amp;PAGE="&gt;Yazının orijinal yeri Radikal.com.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-7352452857229419624?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/7352452857229419624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=7352452857229419624' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/7352452857229419624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/7352452857229419624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2008/05/murat-belge-i-ilerimiz.html' title='Murat Belge - ‘iç işlerimiz’'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-2174608078108941755</id><published>2008-01-17T00:32:00.000+02:00</published><updated>2008-01-17T00:35:44.971+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Diz Çökenler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://media.kika-dresden.de/newspix/248.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://media.kika-dresden.de/newspix/248.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://media.kika-dresden.de/newspix/248.jpg"&gt;&lt;span style="text-decoration: none;"&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shapetype id="_x0000_t75" coordsize="21600,21600" spt="75" preferrelative="t" path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" filled="f" stroked="f"&gt;  &lt;v:stroke joinstyle="miter"&gt;  &lt;v:formulas&gt;   &lt;v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0"&gt;   &lt;v:f eqn="sum @0 1 0"&gt;   &lt;v:f eqn="sum 0 0 @1"&gt;   &lt;v:f eqn="prod @2 1 2"&gt;   &lt;v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth"&gt;   &lt;v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight"&gt;   &lt;v:f eqn="sum @0 0 1"&gt;   &lt;v:f eqn="prod @6 1 2"&gt;   &lt;v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth"&gt;   &lt;v:f eqn="sum @8 21600 0"&gt;   &lt;v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight"&gt;   &lt;v:f eqn="sum @10 21600 0"&gt;  &lt;/v:formulas&gt;  &lt;v:path extrusionok="f" gradientshapeok="t" connecttype="rect"&gt;  &lt;o:lock ext="edit" aspectratio="t"&gt; &lt;/v:shapetype&gt;&lt;v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75" alt="" href="http://media.kika-dresden.de/newspix/248.jpg" style="'width:285pt;" button="t"&gt;  &lt;v:imagedata src="file:///C:\DOCUME~1\Gokhan\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image001.jpg" href="http://media.kika-dresden.de/newspix/248.jpg"&gt; &lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Kesişen hayat hikayeleri, çağdaş toplumlarda insanın yalnızlığı ve yerleşik ahlak yargılarının iki yüzlülüğü... Hayatın anlamını aramaya mecali olmayan entelektüel zihinler; temel soruları atlayıp, kendi elleriyle yarattıkları entelektüel elitleri içinde mutlu olmak istemektedirler. Varlığı, insanlığı ilgilendiren temel sorular, 60'lı yıllarda anneleri ve babalarının kuşağı tarafından sorgulandı da ne oldu sanki? Neye yaradı? Ne kattı yeryüzüne? Neyi düzeltti?&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;"&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Make_love_not_war"&gt;Make Love Not War&lt;/a&gt;" dediler de ne oldu? Savaşlar azaldı mı? Hayır. Göçmenlerle doldu dünya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı kültürlerden, farklı ülkelerden insanlar, insan hikayelerini de getirdiler yanlarında. Batılı "sahip", uygar efendi, hemen hemen kırk yıl sonra "onlar da insan" mesajını entelektüel trende taşımayı seçiyor. Meksikalı da olsa insan. Arap da olsa insan. Türk de olsa insan. Ama uygar mı? Doğru cevabı vermek için ilave bir soru gerekli: Neye göre uygar? Referans ne? Cevap artık belli:  Batılı entelektüel aristokrasiye göre. Uygar değiller. Ama onlar da insan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahiller. İlkel gelenekleri var. Zayıflar. Eğitilmeye ihtiyaçları var. Kendi medeniyetini kötülerse ve bütün suçun medeniyetinde olduğunu &lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;kabul&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; ederse ödüllendirilmeli bu insancıklar. Uzun zaman önce savaşları kaybetti. Ve zayıflığının nedenini kendi dışında aradı bu insancıklar. Tarihin döngüsel doğasında şimdilerde alttaydı. Çare: üstteki medeniyeti öv, alttakine kötü de. Suçu kendinde değil başka bir yerde ara. Efendinin efendiliğini &lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;kabul&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; et. Bak efendilerin &lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;sana&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; iyi davranabilir. "Onlar da insan, demeye başladık biz" diyorlar... "Ha gayret" diyorlar. Oscar da veririz, nobel de veririz. Yaşamın Kıyısında'dan: "&lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;Eğer&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; okur da Alman dili ve edebiyatı profesörü olursan iyi bir insan olabilirsin. Ama evcilleşmezsen/uygarlaşmazsan, baban gibi olursun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıklı hikaye şu: "onlar da insan" gibi bir anlamı, efendisinin vereceği ödül için yazıp, çekmek... Oysa manzara gerçekte şöyle: Savaşı kaybetmiş ne yapacağını bilemeyen bir kalabalık... Savaşı kazanan tarafa "ben de aslında sizin gibiyim, beni de aranıza alın" diyor... Güçlü görünene, üstte görünene övgüler yağdırmak... Diz çökmek... Koskoca bir medeniyeti yok saymak. Küçük görmek, hatta hiç görmemek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0375679/"&gt;Crash&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0880502/"&gt;Yaşamın Kıyısında&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0449467/"&gt;Babel&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı ve yaşadığımız dünyayı ilgilendiren gerçek sorunlar değil... Entelektüel bir kendi kendini tatmin. Özgün düşünce nerede? Yok. Efendiler düşünüp &lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;sana&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; vermişler. Ezberle!&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-2174608078108941755?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/2174608078108941755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=2174608078108941755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/2174608078108941755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/2174608078108941755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2008/01/diz-kenler.html' title='Diz Çökenler'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-1677436470641216180</id><published>2008-01-07T10:28:00.000+02:00</published><updated>2008-01-07T10:29:23.652+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türban'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelecek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Bundan Elli Sene Sonra</title><content type='html'>&lt;p&gt;Bundan elli sene sonra üniversitelerde "Türkiye'nin toplumsal değişimi" derslerinde şöyle bir fasıl açılacak (inanmayan bekleyip görür): &lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Türkiye'de merkezi devlet çevresinde tutunan ve 100 yıl boyunca rejimin nimetlerinden sonuna kadar yararlanan bir grup bürokrat ve entelektüel, Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının kuvveden fiile çıkıp, bürokratik iktidar yerine çevrenin merkeze yaklaştığını farkedince dehşete kapılarak bu durumu rejime saldırı olarak göstermeye çalıştılar. Bir süre sonra çevreden merkeze doğru yaklaşanların rejimi değiştirmek gibi bir niyetleri olmadığını, hatta Türkiye'yi 'muasır dünya' çizgisine doğru hareketlendirmek istediklerini farkedince bile şikâyetlerini sürdürdüler; çünkü verdikleri mücadele bir rejim endişesinden değil, zümre çıkarlarını korumaya dayalı basit bir motivasyonun eseriydi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bundan daha ironik olanı ise demokratik kurumların onayıyla işbaşına geçen yeni muktedirlerin düzeni değiştirmek yerine, onunla uzlaşmayı daha pratik bulmalarıydı."&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;A.Turan Alkan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-1677436470641216180?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/1677436470641216180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=1677436470641216180' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/1677436470641216180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/1677436470641216180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2008/01/bundan-elli-sene-sonra.html' title='Bundan Elli Sene Sonra'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-2898118835717226773</id><published>2008-01-03T08:08:00.000+02:00</published><updated>2008-01-03T08:25:53.482+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='taciz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yılbaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><title type='text'>Taksimdeki tacizciler</title><content type='html'>&lt;a style="font-family: arial;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/R3x_3zE-krI/AAAAAAAAABs/tWvBV5bKCvo/s1600-h/taciz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/R3x_3zE-krI/AAAAAAAAABs/tWvBV5bKCvo/s320/taciz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151132670385623730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;2007'yi 2008'e bağlayan gece, yani yılbaşında Taksim'de bir grup tacizcinin turist bayanlara yaptıkları eziyet ekranlara yansıdı. Tacizler izleyenleri çileden çıkaracak cinstendi. Ama dikkati çekmesi gereken bir şey daha vardı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Turist grubun başınadaki kalabalığın büyük bir bölümü kameralarının ışığını yakmış televizyoncular ordusuydu. Alkollü kalabalıkları düşünün. Parlak ışıklarıyla kameralar bir şeyleri çekiyor. Gidiyor bakıyorlar Rus bayanlar var. Etrafları sarılmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Özetle bu olayda televizyoncu ve fotoğrafçı ordusunun "haber"in kendisine olan etkisini de tartışmak gerek. Bugünlerde pek çok köşe yazarı bunu iktidardaki partinin yarattığı bir manzara olarak anlatması, medyanın nalıncı keseri misali kendine yontmayı her durumda başarabileceğini gösteriyor. Korku verici. (not: iktidardaki partiye oy vermişliğim yoktur, vermeyi de düşünmüyorum, ama hak hukuk falan vesaire.)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-2898118835717226773?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/2898118835717226773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=2898118835717226773' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/2898118835717226773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/2898118835717226773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2008/01/taksimdeki-tacizciler.html' title='Taksimdeki tacizciler'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/R3x_3zE-krI/AAAAAAAAABs/tWvBV5bKCvo/s72-c/taciz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-8228299768259934651</id><published>2007-12-27T13:27:00.000+02:00</published><updated>2007-12-27T13:38:59.865+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Berkun Oya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevim Gözay'/><title type='text'>Medyamızın Yıldızları</title><content type='html'>Berkun Oya ile Sevim Gözay evlensinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdeal medyatik bir aile. Çağdaş. Kültürlü. Özgür. Falan filan. Bay ve bayan Ego, içi boş... Kader acımasız davranmış bu arkadaşlara, Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorlar. Etnik kökenlerini bilemem ama Türkiye, bu çağdaş değerleri hakeden bir ülke değil. Biri filmler çekerek, diğeri TV programları yaparak cahil halkımızı yukarılara çıkarmaya çalışıyorlar. Ama nafile. Bizim halkımızdan adam olmaz be... Sizler az daha çabalarsanız bir Fazıl Say seviyesine falan da gelirsiniz. Ha gayret. Gözlerinizden öpüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-8228299768259934651?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/8228299768259934651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=8228299768259934651' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/8228299768259934651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/8228299768259934651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/12/medyamzn-yldzlar.html' title='Medyamızın Yıldızları'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-5115574186205127219</id><published>2007-09-20T10:02:00.000+03:00</published><updated>2007-09-20T10:11:11.088+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cumhuriyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rektörler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iktidar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='miting'/><title type='text'>Rektörlerimize bir öneri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/RvIbYDjlpbI/AAAAAAAAABc/I10nfe9P_1M/s1600-h/tezic4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112178627104318898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/RvIbYDjlpbI/AAAAAAAAABc/I10nfe9P_1M/s320/tezic4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında bugün olağanüstü toplanacak rektörler, yeni Anayasa taslağındaki üniversitelere türbanla giriş serbestisini görüşecek. Rektörler, Anayasa’nın değişmez maddelerini savunacaklarını &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7314319.asp?m=1"&gt;söylemişler&lt;/a&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Benim bir önerim var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Bence rektörler, ülkedeki bütün vatansever güçleri kararlı ve organize bir şekilde miting yapmaya davet etsinler. "Cumhuriyete Sahip Çık" şeklinde bir slogan düşünülebilir. Böylelikle milyonları meydanlara toplayıp iktidardaki partiye karşı ne denli kararlı ve "çoğunlukta" olduklarını kanıtlayabilirler. İktidar partisi bilmelidir ki demokrasilerde ne kadar oy aldığın değil, ne kadar oy alamadığın hesaplanır. İktidar partisinin azınlıkta olan bir grubu temsil ettiği bu şekilde kanıtlanabilir. Haydi milyonlar! Haydi cumhuriyetçi kadınlar! Giyin çağdaş kıyafetlerinizi! Meydanları doldurun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Rektörlere önerim budur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-5115574186205127219?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/5115574186205127219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=5115574186205127219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/5115574186205127219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/5115574186205127219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/09/rektrlerimize-bir-neri.html' title='Rektörlerimize bir öneri'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/RvIbYDjlpbI/AAAAAAAAABc/I10nfe9P_1M/s72-c/tezic4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-1872529333386986780</id><published>2007-09-04T21:01:00.000+03:00</published><updated>2007-09-05T21:07:48.168+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='civil rights'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türban'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='militan'/><title type='text'>Where is my f***kin' civil rights?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" style="FONT-FAMILY: verdana" href="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2d5isKcXI/AAAAAAAAAAk/4x_6OcVkBw4/s1600-h/glt+gloria+turban.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106411164398154098" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; CURSOR: pointer" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2d5isKcXI/AAAAAAAAAAk/4x_6OcVkBw4/s200/glt+gloria+turban.jpg" border="0" dragover="true" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Türban konusu ülkemizde politikanın değişmez gündemi olmaya devam ede dursun bu işe en çok kadın terzileri bozuluyor. TV’de ne zaman “türban” lafını duysa “başörtünün adı oldu türban” diyen bir kadın terzisi tanıyorum. Aslına bakarsanız bizim medyadaki yaygın kullanımıyla kastedilen şeyi türban olarak dünyada sadece biz adlandırıyoruz. İnternet üzerinde yapılacak çabuk bir araştırmada bile türbanın ne olduğunu öğrenmek mümkün. Örneğin &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Turban"&gt;wikipedia&lt;/a&gt;’da türban: tek parça, kafayı dolanan eşarp benzeri uzun şerit olarak tanımlanmış. Ki bu kadın terzilerinin de yaptığı tanımla uyum gösteriyor. İnternet sayesinde türbanın sadece kadınlara özgü bir şey olmadığını da öğreniyorsunuz. Hatta 11 Eylül sonrasında ABD’de yaşayan Sih erkekler kafalarındaki türban sebebiyle müslüman zannedilmişler, şiddete maruz kalmışlar, hatta içlerinden bir tanesi de uğradığı saldırı sonucunda ölmüştü. Sih’lerin “biz müslüman değiliz” isyanı, Spike Lee’nin soygun filmi &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0454848/"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Inside Man&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;’e de konu olmuştu. Bir bankada görevli olan sih polis tarafından “terörist!” suçlamasına maruz kalınca “Ben Sih’in, müslüman değilim” diye haykırıyordu. Adı geçen filmdeki bir başka şey de türbanını arbedede düşüren Sih görevlinin türbanını ısrarla geri istemesi, “kişilik haklarım var” diye diretmesiydi. Amerika gibi özgür bir ülkede, bir dakika gibi bir süre için bile, türbanı olmadan sorgulanmayı reddeden bir amerikan vatandaşı vardı. Bize de bir şeyler hatırlatıyor değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" style="FONT-FAMILY: verdana" href="http://3.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2efSsKcZI/AAAAAAAAAA0/h9BESRUX3Ag/s1600-h/inside-man2.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106411812938215826" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 292px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 169px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2efSsKcZI/AAAAAAAAAA0/h9BESRUX3Ag/s200/inside-man2.JPG" border="0" dragover="true" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2eVisKcYI/AAAAAAAAAAs/VNuptNsIfhg/s1600-h/inside-man.JPG"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106411645434491266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; CURSOR: pointer" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2eVisKcYI/AAAAAAAAAAs/VNuptNsIfhg/s200/inside-man.JPG" border="0" dragover="true" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="FONT-FAMILY: verdana" dragover="true" face="verdana"&gt;&lt;v:imagedata title="inside-man2" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image003.jpg"&gt;&lt;w:wrap type="tight"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;"Where is my f***kin' civil rights?”(*)&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/w:wrap&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal" dragover="true"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Seattle Times gazetesinde Eli Sanders imzasıyla yayınlanmış “&lt;/span&gt;&lt;a href="http://seattletimes.nwsource.com/cgi-bin/PrintStory.pl?document_id=134346469&amp;slug=turban270&amp;amp;date=20010927" dragover="true"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Türbanı anlamak, onu terörle &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;&lt;a href="http://seattletimes.nwsource.com/cgi-bin/PrintStory.pl?document_id=134346469&amp;slug=turban270&amp;amp;date=20010927" dragover="true"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ilişkilendirmeyin&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;” başlığıyla yayınlamış bir yazıda Ariz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;ona’da kafasında türban olan bir taksi şoförüne “kasap terörist” şeklinde saldırıldığından bahsediyor, Inside Man’deki konuya benzer olarak.... Aynı yazıda diyor ki: “Kafasında türban olan birini terörle ilişkilendirmek, ayağında ayakkabısı olan birini terörle ilişkilendirmekten farksızdır.” Ve değişik türban şekilleriyle ilgili olarak da &lt;/span&gt;&lt;a href="http://seattletimes.nwsource.com/news/nation-world/crisis/theregion/turbans.html" dragover="true"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;çizimli, açıklayıcı notlar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt; aktarıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" dragover="true"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;Sih dini dünyanın beşinci yaygın dini olmasına rağmen kafasında Sih tarzında türbanı olan&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt; insanlara ülkemizde pek rastlamıyoruz. Çünkü ülkemizde yaşayan Sih nüfusu yok denecek kadar az. Şimdi şöyle bir düşünelim, yani Einstein’in dediği gibi bir &lt;em&gt;gedankenexperiment&lt;/em&gt; (yani düşünce deneyi) yapalım: Eğer Türkiye’de, sözgelimi&lt;span style="font-size:0;"&gt; &lt;/span&gt;%30 oranında Sih yaşıyor olsaydı ne olurdu? Gerçek anlamıyla bir türban tartışması yaşıyor olur muyduk? Ya da devletin yasaları Sih türbanına karşı nasıl bir tavır takınırdı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" dragover="true"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bugün ABD ve hep örnek aldığımız batılı ve çağdaş ülkelerde Sihlerin türbanları yüzünden devlet eliyle oluşturulmuş resmi sorunlar yaşamadığını biliyoruz. ABD’de “kamusal alan” diye bir kavram var mıdır acaba? Ya da Fransa’da? İsveç’te bir Sih, ilkokul çağındaki çocuklara kötü örnek olabileceği gerekçesiyle türbanını, işyerinin dışında da takamayacağı gibi bir mahkeme kararıyla karşılaşabilir mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" dragover="true"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;Bildiğimiz kadarıyla Sihler dünyanın hiçbir medeni ülkesinde türbanlarını çıkarmaya zorlanmamakta ve işlerinde okullarda rahatlıkla türbanlarıyla dolaşabilmektedirler. Hatta resmi güvenlik kuvvetlerine Inside Man’deki g&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;ibi “Where is my f***king civil rights?” diyerek fırçalarını da atabilmektedirler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="FONT-FAMILY: verdana" dragover="true"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2fGisKcaI/AAAAAAAAAA8/F4oEl2KyWNA/s1600-h/Turbanned_man.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106412487248081314" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; CURSOR: pointer" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2fGisKcaI/AAAAAAAAAA8/F4oEl2KyWNA/s200/Turbanned_man.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal" dragover="true"  style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;v:imagedata title="Turbanned_man" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image007.jpg"&gt;&lt;w:bordertop type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderleft type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderbottom type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderright type="single" width="4"&gt;&lt;v:imagedata title="055_4028~Pleated-Turban-and-Pearls-Posters" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image009.jpg"&gt;&lt;w:bordertop type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderleft type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderbottom type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderright type="single" width="4"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Özdemir İnce’nin &lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7144019&amp;yazarid=72"&gt;Türban ve Göstergebilim&lt;/a&gt; adlı yazısı da bu bağlamda Türkiye tarihinde yerini alacak türden bir yazıdır. İnce, yazısında "&lt;em&gt;Yani türban konusu basit bir örtünme konusu değildir. Türbanın neyi gösterdiğinin açık bir şekilde ortaya konması gerekir. Bunun tespiti yapılabilirse eğer, türban sorunun çözümü de kolaylaşır ve tartışmalara açıklık kazandırır&lt;/em&gt;" diyerek Arizona’da türbanlı taksi şoförüne saldıran kişi/kişileri &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;v:imagedata title="VargasTurban" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image011.jpg"&gt;&lt;w:wrap type="tight"&gt;&lt;span lang="TR"  dragover="true" style="font-family:verdana;"&gt;savunmaktadır aslında. Öyle ya, Türban hiç şüphesiz siyasi bir semboldür. Ve o sembol &lt;em&gt;siyasal dürtülü bir militanlaşma&lt;/em&gt; anlamına geliyordur. Sn. İnce “&lt;em&gt;Geleneksel başörtülerden ayıralım&lt;/em&gt;” diye de ilave etmektedir. O halde şimdi Sihler, siyasal dürtüyle militanlaşmakta mıdır yoksa geleneksel olarak mı başlarını örtmektedirler? Seattle Times’taki yazıyı referans olarak alacak olursak eğer (nitekim Seattle özgür, çağdaş ve batılı bir ülkenin bir kentidir), Özdemir İnce’nin yaklaşımıyl&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" style="FONT-FAMILY: verdana" href="http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2fNCsKcbI/AAAAAAAAABE/rvDwk29S298/s1600-h/055_4028~Pleated-Turban-and-Pearls-Posters.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106412598917231026" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; CURSOR: pointer" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2fNCsKcbI/AAAAAAAAABE/rvDwk29S298/s200/055_4028~Pleated-Turban-and-Pearls-Posters.jpg" border="0" dragover="true" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;a, ayakkabı da siyasal dürtüyle militanlaşmanın işareti olarak algılanabilir. Tür&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;ban ile göstergebil&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;im başlığını bir araya getirmek zaten inanılmaz dahiyane bir fikir olarak yeterliyken arka arkaya gelen önermelerin sonucu olarak bütün ayakkabı giyenlerin de militan olduğu sonucuna varmış olduk. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/w:wrap&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;/w:borderright&gt;&lt;/w:borderbottom&gt;&lt;/w:borderleft&gt;&lt;/w:bordertop&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;/w:borderright&gt;&lt;/w:borderbottom&gt;&lt;/w:borderleft&gt;&lt;/w:bordertop&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;Tekrar soralım: Türkiye’de dişe dokunur bir Sih nüfusu yaşasaydı ya da ileride böyl&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR" dragover="true"&gt;e bir şey olursa, ne olacak bu Sihlerin hali? Bugün ülkemizde Sütçü İmam Üniversitesi’nde yasalarımıza göre başörtüsü yasak. Türkan Saylan’ın deyimiyle: Görebiliyor musunuz ironiyi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;(*) Inside Man filminden bir replik.&lt;br /&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;?xml:namespace prefix = v /&gt;&lt;v:imagedata title="inside-man2" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image003.jpg"&gt;&lt;?xml:namespace prefix = w /&gt;&lt;w:wrap type="tight"&gt;&lt;v:imagedata title="Turbanned_man" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image007.jpg"&gt;&lt;w:bordertop type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderleft type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderbottom type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderright type="single" width="4"&gt;&lt;v:imagedata title="055_4028~Pleated-Turban-and-Pearls-Posters" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image009.jpg"&gt;&lt;w:bordertop type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderleft type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderbottom type="single" width="4"&gt;&lt;w:borderright type="single" width="4"&gt;&lt;v:imagedata title="VargasTurban" src="file:///C:\DOCUME~1\admin\LOCALS~1\Temp\msohtml1\01\clip_image011.jpg"&gt;&lt;w:wrap type="tight"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106779968944894418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt7tUysKcdI/AAAAAAAAABU/UsomwTUGoqw/s320/VargasTurban.jpg" border="0" /&gt;&lt;/w:wrap&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;/w:borderright&gt;&lt;/w:borderbottom&gt;&lt;/w:borderleft&gt;&lt;/w:bordertop&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;/w:borderright&gt;&lt;/w:borderbottom&gt;&lt;/w:borderleft&gt;&lt;/w:bordertop&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;/w:wrap&gt;&lt;/v:imagedata&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-1872529333386986780?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/1872529333386986780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=1872529333386986780' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/1872529333386986780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/1872529333386986780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/09/where-is-my-fking-civil-rights.html' title='Where is my f***kin&apos; civil rights?'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rt2d5isKcXI/AAAAAAAAAAk/4x_6OcVkBw4/s72-c/glt+gloria+turban.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-7256163838807329984</id><published>2007-08-31T10:30:00.000+03:00</published><updated>2007-08-31T10:53:08.946+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göstergebilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamcılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özdemir ince'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='halk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türban'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sihler'/><title type='text'>Ünlü Türk Düşünürü Özdemir İnce ve Sihler</title><content type='html'>Göstergebilim konusundaki inanılmaz yazılarını zevkle okuduğumuz ünlü Türk Düşünürü Özdemir İnce, "bilimsel" demokrasi dersleri vermeye devam ediyor. Bilindiği üzere Roland Barthes, U.Eco ya da Baudrillard gibi düşünürlerin çalışmaları, O'nun göstergebilim yazıları yanında "yaya" kalıyordu, her köşe yazısında demokrasinin de gerçek anlamı üzerindeki saptamalarını ibretle ve yeni şeyler öğrenme azmiyle okuyoruz. Sih erkeklerin başlarına taktıkları dini sembol olan türbanın göstergebilimsel anlamını inanılmaz bir parlak zekayla analiz etmiş, Sihlerin haince oyunlarını gözler önüne sermişti, Sn. İnce. Kamusal alanda hiç bir Sih türban takamaz. Takmak istiyorsa "göstergebilimsel olarak" devleti bölmeye çalışıyordur! Sn. düşünür ve biliminsanı Sn.İnce'den ülkemizde bazı kadınların kıyafetlerini de "göstergebilimsel" olarak yorumlamasını istiyoruz. Başörtüsü örneğin? Nedir bunun anlamı? Sihler dini inançlarının gereği olan türbanlarını kamusal alanda çıkarmalıdırlar.  Yoksa türban takmayan vatandaşlarla aralarında devletin eşitlik ilkesini bozacak şekilde bir durum oluşur. Ayrıca Sih öğretmenler sokakta da türbanlarını takamazlar çünkü körpecik öğrencilerinin aklına bir gün onlar gibi türban takmak gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sn. bilimadamı ve düşünür hocamızdan fransızca deyimlerle zenginleştirilmiş yeni göstergebilim yazıları istiyoruz! Hatta göstergebilim dersi veren bir okulumuz varsa eğer bu yazıların ders programına alınmasını istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocamız, düşünür ve biliminsanı İnce 31 ağustos 2007 tarihli yazısında şöyle bir önermeler zinciri yazmışlar:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-family: trebuchet ms;"&gt;AKP ne yaptığını biliyor. Ben de AKP’nin ne yaptığını çok iyi biliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-family: trebuchet ms;"&gt;İslamcılar ne yaptıklarını biliyorlar. Cumhuriyetçiler de onların ne yaptığını çok iyi biliyorlar. Geriye AKP ile İslamcıların peşinden giden ve tamamı sözde demokrat İkinci Cumhuriyetçiler, butik solcuları, neoliberaller ve neoreaksiyonerler kalıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms; font-style: italic;"&gt;Yakın zamanda kendilerini bekleyen akıbeti yazayım: Humeyni rejimini destekleyen İran komünistlerinin başına gelenler onların da başına gelecek. Şu ya da bu oranda. Aynı kader!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Bu cümlelerden anladığımız kadarıyla ünlü düşünür ve biliminsanı Sn.Özdemir İnce'ye göre toplumumuzu oluşturan katmanlar şöyle sıralanabilir:&lt;br /&gt;1-İslamcılar.&lt;br /&gt;2-Cumhuriyetçiler&lt;br /&gt;3-İkinci cumhuriyetçiler&lt;br /&gt;4-Butik solcuları&lt;br /&gt;5-Neoliberaller&lt;br /&gt;6-Neoreaksiyonerler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Temmuz seçimlerinde bu halk katmanlarının oy oranları da son haliyle öğrenilmişti. Saygıdeğer hocamıza bir öğrencisiymiş gibi sormak istiyorum: Halkımız, ya da halk adı verilen insanlarımız, madde 3,4,5 ya da 6 dan hangisinde hangi oranda dağılmıştır sizce? Yukarıdaki sıralamaya göre halkın yüzde yirmi küsuru 2 numaralı grupta, bu kesin. Yüzde 47,7'sinin 1 numaralı grupta olduğunu mu düşünmeliyiz? Ünlü düşünür ve göstergebilim uzmanı İnce halkımızı nasıl değerlendiriyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selamlarımı gönderiyorum hojam.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-7256163838807329984?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/7256163838807329984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=7256163838807329984' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/7256163838807329984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/7256163838807329984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/08/nl-trk-dnr-zdemir-ince-ve-sihler.html' title='Ünlü Türk Düşünürü Özdemir İnce ve Sihler'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-7118000918295090779</id><published>2007-05-22T22:53:00.000+03:00</published><updated>2007-05-22T23:02:15.959+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='afiş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Militarizm'/><title type='text'>Darbekarşıtı(!) bir kitleden militarist demokratik(!) afiş</title><content type='html'>Son zamanlarda mail kutularımız çok sayıda politik içerikli mail ile dolup taşıyor. Hemen hepsi de iktidar partisi aleyhinde çok sayıda yorum/bilgi/slogan içeriyor. Geçen gün gelen alttaki grafik ise militarist-politik bir seçim afişi olarak tarihe geçecek. Emir komuta zincirini bozmadan, haydi seçmenler sandık başına! Marş marş!&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5067476505845862562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/RlNLCI6UkKI/AAAAAAAAAAc/6Zj7cJw7HCU/s400/Ayse.jpg" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-7118000918295090779?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/7118000918295090779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=7118000918295090779' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/7118000918295090779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/7118000918295090779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/05/darbe-kart-militarist-demokratik-afi.html' title='Darbekarşıtı(!) bir kitleden militarist demokratik(!) afiş'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/RlNLCI6UkKI/AAAAAAAAAAc/6Zj7cJw7HCU/s72-c/Ayse.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-2609096785728254828</id><published>2007-05-18T18:10:00.000+03:00</published><updated>2007-06-02T20:47:32.314+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genç Siviller'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='politika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Darbeler 4 yılda bir yapılsın</title><content type='html'>Politikadan hiç hazzetmem. Ama son zamanlarda ülkemin kimi insanları o denli saçmaladı ki... Politika o denli gündem işgal etti ki... Böyle bir ortamda ironi - kara mizah yöntemiyle muhalafetlerini ortaya koyan &lt;a href="http://www.gencsiviller.net/index.html"&gt;Genç Sivil&lt;/a&gt; arkadaşların eylemleri dikkatimi çekiverdi. "Darbe" deyince aklıma "Yapmıyorum lan darbe marbe, insana ağız tadıyla bir darbe yaptırmıyorsunuz, aşağıdan yukarıdan reklam giriyorsunuz" diyen Levent Kırca'nın unutulmaz skeci gelirdi. Gel gör ki yıl 2007 hala gerçek ve ciddi darbe olasılıklarını konuşuyoruz. İnanılacak gibi değil. "Genç subaylar rahatsız" diye manşet atıyor bazı gazeteler... &lt;a href="http://www.gencsiviller.net/index.html"&gt;Genç Siviller&lt;/a&gt; de rahatsız oluyorlar ve gündemdeki konular hakkında bazı önerilerde bulunuyorlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 3 CHP oyu 1 AKP oyunu götürsün&lt;br /&gt;* CHP oyları 5, AKP oyları yarım, DTP oyları geçersiz sayılsın&lt;br /&gt;* Saltanat geri gelsin, Sezer'in oğlu cumhurbaşkanı olsun&lt;br /&gt;* Darbeler 4 yılda bir yapılsın&lt;br /&gt;* Seçimler açık oy, gizli tasnif yöntemiyle yapılsın&lt;br /&gt;* Seçimler CHP kazanıncaya kadar tekrar edilsin&lt;br /&gt;* AKP kapatılsın, halı saha yapılsın&lt;br /&gt;* Tek parti olsun, temizolsun&lt;br /&gt;* Düzgün bir demokrasimiz olamadı bari adam gibi bir totalitarizmimiz olsun&lt;br /&gt;* Daha da kötü bir Türkiye mümkün&lt;br /&gt;* Yeter artık olacaksa olsun şu darbe, CHP'nin duygularıyla oynamaya hakkınız yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İroni aslında bize uzak bir tarz değil. Hiciv bizim geleneğimizde eskiden beri var olan bir şey. Buna rağmen &lt;a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=540022"&gt;Genç Siviller adına konuşan bir kişi&lt;/a&gt; şunu bile söylemek zorunda hissediyor kendini: &lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;"Bilemiyorum, umarım hepsinin sadece espri olduğunu kimse unutmaz. Yoksa tarihe tek parti rejiminin ideologları olarak geçmek istemeyiz."&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Genç Siviller'in web sitesinde gördüğüm ve gerçek olduğuna inanmak istemediğim iki farklı eski sloganla karşılaşıyorum: Devletin yarı resmi gazetesinin 1933 yılında attığı &lt;strong&gt;“Halk plajları doldurdu, vatandaş denize giremiyor”&lt;/strong&gt; diye manşet attığını ve zamanında CHP’nin DP’ye karşı &lt;strong&gt;“Reşolar, memolar iktidara geliyor”&lt;/strong&gt; diye bir seçim sloganı kullandığını yazıyor site.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı konusu var... Discovery Channel ve NGC'de görmüşsünüzdür... Mao döneminden kalma Çin görünütülerinde, parti gençlik kollarının vatansever, sportmen, tektip hareketleriyle düşmanların kalplerine korku salmak için yaptıkları törenler... Çin vazgeçer ama biz vaz geçmeyeceğiz sanırım. Eleştiren bile vatan haini ilan edilebilir! Bayrama değil bu ilkel usule karşı olduğunuzu söylemeniz belki kafi gelmez... Ve bir de mayo konusu son günlerde ülke gündemini işgal ediyor. Koca koca adamlar utanmadan köşe yazıları yazıyorlar, "hey millet! siz aklınızı mı kaçırdınız?" diyen bir kişi bile yok demiyoruz neyse ki. Artık eskisi gibi değil, anlayan anlıyor, anlamıyor gibi davrananlar da anlıyor aslında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-2609096785728254828?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/2609096785728254828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=2609096785728254828' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/2609096785728254828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/2609096785728254828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/05/darbeler-4-ylda-bir-yaplsn.html' title='Darbeler 4 yılda bir yapılsın'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-3316481988321535306</id><published>2007-05-01T11:41:00.000+03:00</published><updated>2007-05-01T11:46:12.879+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Perihan Mağden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muhtıra'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Perihan Magden</title><content type='html'>Teşekkürler Perihan Mağden, yazını olduğu gibi buraya almam gerekiyordu... Teşekkürler. Bu bir yanlış değil. Burada gerçekten takdir, saygıyla ve sevgiyle kulaklarını çınlatıyorum. Sakın vazgeçme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#660000;"&gt;e-muhtıra, f-darbe, g-askeri yönetim&lt;br /&gt;Perihan Mağden&lt;br /&gt;01/05/2007 &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#660000;"&gt;Cuma gecesi, bi arkadaşım mesaj atmış, "Olanı biteni duydun mu?" diye. Ben çok erken uyuyan biriyim. Gece köpeğimizin havlamalarıyla uyanıp da bu mesajı alınca, Hürriyet'in sitesine girip aldım kara haberi: Askeriyemiz internet sitesinden bir muhtıra (demokratik düzene tehdit mesajı) yollamış. Cümlemize. Bazılarımız için bu e-postallanmanın kırmızı tişörtler, kafada rüküş kepler, muhtelif meczup dışavurumlarla Meydandolduran olabilmek için büyük bir muştu, omuza patpat, saçlara okşama "Aferin akıllı kızım benim! Çık bağır sloganlarını! Söyle 10. Yıl Marşı'nı" anlamına geldiğinin pek tabii ki farkındayım. Cuma gecesi 2'den beri ruhumu bıçak açmıyor. Tarif edemeyeceğim kadar üzgünüm. Bu memleketten umudu kestim. Bu memlekette dirlik ve düzen olamaz; zira bu memlekette birlik yok. Ezilenin, hakkını alamayanın, adaletsizliğe uğrayanın birliği yok. Buna karşılık: Meydandolduranların hangi haklarının gasp edildiği konusunda bir bilgim yok; 'olası' gasplara karşı meydan dolduruyorlarsa, ben de onların olası gasplarına karşı meydan doldurulursa teselli bulabilirim ancak. Zira onların yalnızca Askeriye Delisi değil, aynı zamanda Darbe Yandaşı olduklarına dair kanaatimden kurtulmam mümkün değil. Pankartlar 'Ne şeriat, ne darbe' diyor. Ama kürsüde Nur Serter hanım seçeneklerden ikincisinin nasıl yüreklerine sur serpeceğini ilan etmiyorsa; ne söylemekte peki? Nur Serter hanımın yardımcısı olduğu Atatürkçü Düşünce Derneği'nin başkanı Darbeci Günlükleri'nden ismi Darbe Yapma Arzusu 2 Kez Direkten Dönen Komutan olarak (habire) geçen Eruygur Paşa. Tuncay Özkan mevcutlu konuşmacı, pardon bağırmacı. Bu 'iddiaları' ortaya atan NOKTA, Askeri Savcı'nın talebiyle basıldı. NOKTA'nın sahibi "Kalbimde stent takılı; dayanamayacağım" deyip dergiyi kapattı. Alper Görmüş 6 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Ama Darbeci Günlükleri'nin 'otantik' mi olduğuna, yoksa o iki bin sayfanın çok işgüzar birileri tarafından ilmek ilmek mi hazırlandığına dair bir soruşturma söz konusu değil. Açılmadı. Çağlayan Mitingi'ndeki pankartlar, "Solcuların oyu CHP'ye, sağcıların oyu MHP'ye" diyor. Demek 'sağcı' ve 'solcu' laikçiler bu denli eminler duruşlarından. Onlar için MHP ya da CHP fark etmiyor: Benim için de öyle. Arşivlere girip bakıyorum Şemdinli İddianamesi'nde Yaşar Büyükanıt ve bazı komutanların adını geçirme densizliğini ve cüretini gösteren eski Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın adı en son gazetelerde "Vanda 2 korumayla geziyor" diye geçiyor. 15 Kasım 2006'da. O günden beri Ferhat Sarıkaya'yla ilgili hiçbir haber yok. Avukatlık yapması DAHİ yasaklanmış bulunan Ferhat Sarıkaya acaba nerde, ne yapıyor? Haber almak istiyorum. Şemdinli bir milat olabilirdi. İki astsubay ve bir itirafçı 39 yıl 10 ay 27 gün ceza aldılar. Umut Kitabevi'ne bomba atmışlar; bir kişinin ölümüne, beş kişinin yaralanmasına neden olmuşlardı. Şemdinliler tarafından 'iş başında' yakalanmasalardı, bir provokasyonu gerçekleştirmiş/görevlerini yerine getirmiş astsubaylar olarak karargâhlarına döneceklerdi. Değil mi? Bir savaş bitmiyor, bitirilmiyor ve bunun maliyetinin hesabı sorulamıyor. Kaç can gitti? Bir şehit ailesi çıkıp, "Oğlumun şehit düştüğü o eyleminiz/baskınınız/harekâtınızla ilgili askeri teknik inceleme yapılmasını talep ediyorum. Komutanların görevini ihmal ya da yanlış yapması söz konusu olabilir mi? Bunun tetkik edilip bana bildirilmesini istiyorum. Oğlumun ölümü yerli bir ölüm müdür, yersiz midir/haklı mıdır/haksız mıdır? Beni evlatsız komaya haklı (askeri) gerekçeleriniz vardır elbette. Bunları öğrenmek istiyorum," diyebiliyor mu? Savaş sürüyor. Mevsim geldi. Şehit cenazeleri köylerine yollanmaya başlandı. 12 Nisan'da Yaşar Büyükanıt 'tarihi bir konuşma' yapıyor. Bir deterjan sloganını (sözde değil özde temizlik) alıp mesajını olabildiğince sert veriyor. Tam da Erman Toroğlu/Hıncal Uluç benzeri 'futbolcu' 'demokrat değil Cumhuriyetçi' (kendi tanımları) 'sandıkçı değil darbeci' (benim tanımım) fanatik laikçilik kisvesi altında orduculuk hastalarının arzu ettiği kadar, 'kodu mu oturtan' bir konuşma. (Diyelim: Tuncay Özkan'ı kesmiyor.) Avrupa Birliği müktesebatının Türkiye'yi bölmek istediğini DAHİ söylüyor. Daha ne söylesin? "Gördüğü düşü hayıra yoranın da Allah'ını!" demek isterim pozitifçilere. Siyasetçisine, medyalamacısına, inatçısına. Kimse okuyamıyor değil de; okumaz gibi yapıyor. Bunu da en iyi 'Başbakanın uçağından da inmem, paşalarımın kucağından da' çizgisinin yılmaz, en son, en gelişmiş (Ankara) temsilcisi Aslı Aydıntaçbaş pazar günkü köşesinde ifadelendiriyor. (30 Nisan, Sabah gazetesi) "Gerçekten de Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan konuşmasında neyi kast ettiği, kime veto koyduğu, üst düzey bir komutanın anayasal bir çerçeve içinde kalsa bile 5 temel güvenlik sıkıntısını sayarak hükümeti suçlamasının anlamını hepimiz biliyorduk. Biraz hükümetin hışmından çekinerek, biraz da militarist gözükmemek için bunu GÖRMEZDEN GELDİK. Daha önce ben kaç defa edindiğim izlenim ya da görüşleri, aynı sebepten aktaramadım." Bence hiçbir Ankara temsilcisi, patronunun enerji ihaleleri filan hükümetle iyi geçinir görünmezlerse sekteye uğrar korkuları içinde soluk alıp verdiğini ya da ne denli Asker Yalakası olduklarının (tuhaf bir biçimde 'militarist' kelimesini kullanıyor) fazla göze batıp batmıyor olmasından çekinip ketlenmemeli. 'Nesnel' temsilci taklitlerini, yemeyen yemiyor. Meydandolduranlar da öyle. AK Parti'nin işşş başında olduğu süre zarfında Mecidiyeköy'deki 80 bin dolarlık daireleri 280 bin dolar eder oldu. Bundan alabildiğine memnunlardı. 301'in bırakın kaldırılmamasından, kılına halel gelmemesinden; savaşın sürdürülmesinden, düşünce ve ifade özgürlüğünün habire bıçaklanmasından/ kurşunlanmasından, ultra nasyonalist tırmanıştan filan hiçbir kaygı ya da beis duymadılar. Şimdi Büyükanıt gibi bir komutan gece on biri yirmi geçe internet sitesinden her türlü demokratik hak ve hukuku (Anayasa'yı) bombalıyor. Kat'i surette 'gizli' bir sevinç içindelermiş gibi yapmasınlar. Tek dertleri: türbanlı Hayrünnisa Gül'ün ve muhtelif rivayetlenen 'eski konuşmaları' tedavüle sokulan dindar Abdullah Gül'ün Çankaya'ya çıkması! Mı yani? O meydanlarda internet sitesine konulan demokrasi tehdidine teveccühler haykırılıyor. Başka şeyler söylüyorlarsa da ben anlamıyorum. Ama ben Büyükanıt'ın 12 Nisan konuşmasını doğru okumuştum. O günden beri de kanım donmuş bir vaziyette yaşamaya çalışıyorum. Şimdi gördüklerimden ruhum kararıyorsa, yine doğru okuma yaptığımdandır. Zannederim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-3316481988321535306?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/3316481988321535306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=3316481988321535306' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/3316481988321535306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/3316481988321535306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/05/perihan-magden.html' title='Perihan Magden'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-4272188541949720447</id><published>2007-04-12T11:49:00.000+03:00</published><updated>2007-04-12T12:10:02.992+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='histeri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öfke'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkler'/><title type='text'>İki Güzide Örnek</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000099;"&gt;Sayılarını çoğaltmak mümkün. İki güzide örnek ve kendilerine ait sözler:&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rh3zbcP_cQI/AAAAAAAAAAM/asmm3E_3XOo/s1600-h/turkan.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052462009744847106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rh3zbcP_cQI/AAAAAAAAAAM/asmm3E_3XOo/s320/turkan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Türkan Saylan: &lt;em&gt;"Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık."&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;"Türkiye'nin bölünmesine, ırkçılığa yönelmesine, binlerce yıl öncesinin Arap ve İran âdetlerinin gelmesine karşıyız. Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. İnancın insanların iç dünyasında saklı olmasını istiyoruz."&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?" &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rh30MsP_cRI/AAAAAAAAAAU/i8sCRis7kqY/s1600-h/demir%C3%B6ren.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052462855853404434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 202px; CURSOR: hand; HEIGHT: 136px" height="163" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rh30MsP_cRI/AAAAAAAAAAU/i8sCRis7kqY/s320/demir%C3%B6ren.jpg" width="224" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yıldırım Demirören:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"&lt;em&gt;Bugünü herkes not alsın, sezon sonunda şampiyon biz olacağız&lt;/em&gt;"&lt;br /&gt;18 Mart 2007, Pazar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#000099;"&gt;(liderden 6 puan gerideyken)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#000099;"&gt;Türkan hanım'ın sözleri yoruma pek ihtiyaç bırakmıyor zaten. Biz Türklerin tarihsel köklerinde baleyi bulabilirsiniz. Biz binlerce yıldır bale yapıyoruz. Ayrıca namazla bale aynı kategoride insan eylemleridir, biliyorsunuz. Türkiye'nin ırkçılığa yönelmesine karşıyız lafının hemen arkasından Arap ve İran adetlerine karşıyız ifadesi de cuk diye oturmuş. Zeka ve kültür pırıltılarıyla bezeli bu konuşması için tebrik ediyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz. Yıldırım bey de kulüp başkanı olarak asla speküle edilemeyecek beyanatlarına devam ediyor. Kulüp başkanlarının çılgın taraftar gruplarını ateşlemek temel vazifesi midir? Amigoları kulüp başkanı yapalım o zaman. Nedir bu saçma sapan gerginlik histerisi bu toplumun üstündeki? Herkes gergin, herkes her şeyi biliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-4272188541949720447?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/4272188541949720447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=4272188541949720447' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/4272188541949720447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/4272188541949720447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2007/04/iki-gzide-rnek.html' title='İki Güzide Örnek'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_715mPk4_Z3A/Rh3zbcP_cQI/AAAAAAAAAAM/asmm3E_3XOo/s72-c/turkan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116591678076930592</id><published>2006-12-12T11:35:00.000+02:00</published><updated>2006-12-12T11:46:20.776+02:00</updated><title type='text'>Dondurmam Gaymak</title><content type='html'>Afişinde her ne kadar "Oscar Adayı" yazsa da biz onun Türkiye'yi temsil etsin diye seçilen "Oscar aday adayı"  olduğunu biliyoruz. Ödüllere doymayan film dense de sadece, geçen sene Gönül Yarası'nın da ödül aldığı Queens Festivali'nde ödül aldığını biliyoruz. Bu ödüllerin alınmasında Gönül Yarası yapımcılarının ve Elif Dağdeviren'in olduğunu da duyduk. Hal böyle olunca yapılan kampanyaya bakıp bir sinema şaheseri, sıcacık bir ege filmi, yerel aksan, parlak güneş, mavi göküyüzü, ağustos böceklerinin şarkıları içinde İtalyan sinemasının bazı muhteşem filmleri gibi bir şeyler izleyecek olduğunuzu sanabilirsiniz. Yanılıyorsunuz. Ne izleyeceğinizi söyleyeyim size. Çadır kurmuş bir adam izleyeceksiniz. Ne demek istediğimi anlayan anladı. Baştan sona yaygara yapan insanları izleyeceksiniz. Kafanız patırtı gürültü ile şişecek. Bas bağıran ha bire kavga eden insanları ve bir çeşit vandalizm yapan 10-12 yaşlarında çocukları izleyeceksiniz. Sizden kahkahalara boğulmanız bekleniyor. Çocukların işlediği suç hiç bir bağlamda ilgisini çekmiyor ne yönetmenin ne de senaristin. Suç mu değil mi, iyi mi kötü mü, bir ders çıkarmalı mı, Allah'ım ne yapmalı bu filmi? Yaygara yaygara yaygara... Hepsi bu. Türkiye'nin Oscar Adayı işte böyle bir film. Oscar? Oscar adı bile pazarlamaya yarıyor işte bu da böyle.&lt;br /&gt;Sabır diyorum. Ya Sabır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116591678076930592?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116591678076930592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116591678076930592' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116591678076930592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116591678076930592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/12/dondurmam-gaymak.html' title='Dondurmam Gaymak'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116418318291122722</id><published>2006-11-22T09:52:00.000+02:00</published><updated>2006-11-22T10:14:58.363+02:00</updated><title type='text'>Türk sinema seyircisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/7078/4100/1600/EN00500A%5B1%5D.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7078/4100/200/EN00500A%5B1%5D.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk sinema seyircisi nasıl bir seyirci kitlesidir? Son yıllarda türk filmlerindeki gişe artışının sebebi nedir? Seyirci neden milyonlarca dolar harcanan filmlere değil de çok daha az maliyetli "yerli" filmlere gitmektedir? Maskeli Beşler 500binden fazla seyirci çekmiştir. Buna karşılık cafcaflı holivut filmleri bu rakamı yaparlarsa dağıtımcısını şaşırtmaktadır artık, ülkemizde. Yerli film yapımcıları "bu film tutar" diyerek kolları sıvarken neleri hesaplıyorlar? Dikkatimi çeken 2 film ve 2 "tagline"dan bahsederek konuyu sizin mefkurenize bırakayım... "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Okul&lt;/span&gt;" Taylan Biraderlerin filmiydi ve Türkiye'nin ilk korku-komedi türündeki filmi olarak lansmanı yapıldı. Sloganı ise müthişti: "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Korkunç Komik&lt;/span&gt;". Türk sinema seyircisinin romantik komediye ihtiyacı olduğu, bu ihtiyacın pek karşılanmadığı konuşuldu ve arkasından bir film geldi: "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şaşkın&lt;/span&gt;". Bu filmin sloganı ise şu: "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çok Romantik, Çok Komik&lt;/span&gt;". Bu durumda umulur ki, bir macera filmimiz olursa sloganı "İşte Macera" ya da "Maceranın böylesi görülmedi" olacaktır. Bir "macera gerilim" ise bu film slogan şöyle değişecektir: "Bu macera sizi çok gerecek!". Devam edelim, drama-aile-duygusal bir yerli film için slogan düşünmesin yapımcılar, buraya baksınlar: "Çok ağlayacaksınız", "Gözyaşlarınızı tutamayacaksınız" ya da "Sevgi dolu, acıklı". Yapımcı ve seyirci ilişkisini az buçuk anlatan bir ipucu yakalar gibi oldum ama... Hemen kaçtı... :-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116418318291122722?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116418318291122722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116418318291122722' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116418318291122722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116418318291122722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/11/trk-sinema-seyircisi.html' title='Türk sinema seyircisi'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116335441075951545</id><published>2006-11-12T19:59:00.000+02:00</published><updated>2006-11-12T20:00:10.766+02:00</updated><title type='text'>romantik bir akşam için</title><content type='html'>* angie - rolling stones&lt;br /&gt;* ankara garı - alpay&lt;br /&gt;* are you lonesome tonight - elvis presley&lt;br /&gt;* careless whispers - wham&lt;br /&gt;* cherish - kool and the gang&lt;br /&gt;* days are numbers - alan parsons project&lt;br /&gt;* europa - carlos santana&lt;br /&gt;* give me your heart tonight - shakin stevens&lt;br /&gt;* hello - lionel richie&lt;br /&gt;* if you don't know me by now - simply red&lt;br /&gt;* kol düğmeleri - barış manço&lt;br /&gt;* lady - lionel richie&lt;br /&gt;* last christmas - wham&lt;br /&gt;* lifeline - michael franks&lt;br /&gt;* living on the inside - michael franks&lt;br /&gt;* love of my life - queen&lt;br /&gt;* hotel california - eagles&lt;br /&gt;* ne ola yar ola - barış manço&lt;br /&gt;* soldier of fortune - deep purple&lt;br /&gt;* sorry seems to be the hardest word - elton john&lt;br /&gt;* stand by me - ben e. king&lt;br /&gt;* wish you were here - pink floyd&lt;br /&gt;* your latest trick - dire straits&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116335441075951545?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116335441075951545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116335441075951545' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116335441075951545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116335441075951545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/11/romantik-bir-akam-iin.html' title='romantik bir akşam için'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116276318927972032</id><published>2006-11-05T23:09:00.000+02:00</published><updated>2006-11-05T23:58:25.560+02:00</updated><title type='text'>Tarih algısı ve salaklık üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7078/4100/1600/1993buffalodnc2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7078/4100/200/1993buffalodnc2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Televizyonda ya da popüler medyada (aslına bakarsanız her yerde ve her zaman) tarihle ilgili bir metne rastladığımda çoğunlukla aynı yaklaşımı görüyorum: Bizden önce yaşayan insanların salak oldukları yaklaşımını... Hayır arkadaşım, iki bin yıl önce ya da beş bin yıl önce yaşayan insanlar en fazla bizim kadar salaktılar. Daha fazla değil. Bu süreler, yani insanlığın bilinen tarihi, evrim teorisi için bile çok kısa. Şehir devletleri kuranların, Gılgameş destanını ilk anlatanların genlerinin bizimkilerden daha beceriksiz olduğunu iddia etmek mümkün değil. Ama ne var ki teknoloji dinine tapınmaya alıştırılmış beynimiz, teknolojisizliği bir çeşit aptallık olarak algılamak eğiliminde. "Ne salakmışlar, teknolojileri yokmuş."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanımca bütün tarih tezlerini tekrar tekrar gözden geçirmek gerek. Savaşları, antlaşmaları, bilimsel keşifleri ya da kültürlerin evrimini. Aklınıza ne geliyorsa... Rasyonel olduğunu zanneden modern beyinlerimiz, bugünün artıları ile birlikte bugünün kısıtları ile de düşünüyor bunu unutmamak gerek. Düşünce dediğimiz şey, algı ile doğrudan ilişkili. Modernizme, rasyonalizme ya da bilgiye tapınan, algısı teknolojinin göz alıcı ama bir tür büyü etkisi yapan gücü karşısında afallamış bireyleriz. Kitle iletişim araçları tarafından yönetiliyoruz. Tapındığımız zihnimiz bize öylesine bir gaz veriyor ki, hepimiz birer megaloman olarak bir kaç bin yıl öncesindeki insanları bile, duyduğumuz üç-beş kelime sayesinde yargılayıp, değerlendiriyoruz. Mesela Hıristiyanlığı ya da İslam'ı ya da milyarlarca insanı ilgilendiren bu büyük konuları boşverin ufacık bir toplumsal alışkanlığı, "artık bitirmenin vakti geldi" tarzında düşünen ve yazan koca koca adamlara, köşe yazarlarına, sözümona düşünürlere ve arkadaşlara bayılıyorum. Bu nasıl bir megalomanidir yahu! İleri teknoloji yönetimindeki rüzgarla dans eden saçlarınız mı size bu gazı veriyor? Siz Shiva'ya inanan eğitimsiz bir hinduya anlatın bakalım çağdaş, rasyonel, ilerici düşüncelerinizi. "Efenim artık bunların modası geçti, çağdaş insanlar olarak bizler bu konuları aştık, ve zihnimizde bir çırpıda bitirebilecek güçteyiz. Bilim gösterdi ki galaksiler, atomlar, evrim teorisi vs.vs. çok sayıda açıklamamız var. Her şeyi biliyoruz. Tek doğru, bize egemen medyanın ve tüketim toplumunun öğrettikleridir" deyin bakalım... O köylü, eğitimsiz ama "inanan" gariban, size neresi ile gülecek. İkna edemeyeceksiniz. "Cahil, ne olacak" diyerek çağdaş, ilerici, high-tech society'nize geri döneceksiniz. O da sizi ikna edemeyecek. Çünkü o nasıl bir şeye inanıyorsa siz de inanıyorsunuz. Onun nasıl fetişleri varsa sizin de var. Sizin fetişleriniz rasyonel olduğunu zannettiğiniz düşünceleriniz, teknolojiniz, biliminiz, ilericiliğiniz. Siz de totemlere sahipsiniz. Siz de, ne bugünkü ne de geçmişteki "ilkel" dediğimiz insan topluluklarından farklı değilsiniz. Siz de yarın "tarih" olacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emin olun birileri de bizim yaşadığımız döneme bakacak ve "ne salakmışlar" diyecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116276318927972032?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116276318927972032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116276318927972032' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116276318927972032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116276318927972032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/11/tarih-algs-ve-salaklk-zerine.html' title='Tarih algısı ve salaklık üzerine'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116224430700072177</id><published>2006-10-30T23:37:00.000+02:00</published><updated>2006-11-13T19:18:24.843+02:00</updated><title type='text'>Nefret Edilen Hatunlar Listesi</title><content type='html'>Sanıyorum çok sık güncellenen bir başlık olacak! Aklıma geldikçe yazacağım birilerini daha... Sebebi yok, ama dayanılmaz derece itici buluyorum. Görmek istemiyorum, karşıma çıktıklarında başımı çeviriyorum ya da gıcığım bilensin diye uzun uzun seyrediyorum. Fizyonomileri, yani onlara verilenler değil elbette sorun. Sorun kendilerine verilenleri kullanış biçimleri. Suç kesinlikle onlarda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Minnie Driver&lt;br /&gt;*Emily Watson&lt;br /&gt;*Penelope Cruz&lt;br /&gt;*Sevim Gözay&lt;br /&gt;*İkbal Gürpınar&lt;br /&gt;*Reese Witherspoon&lt;br /&gt;*Seda Sayan&lt;br /&gt;*Hülya Avşar&lt;br /&gt;*Safiye Soyman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116224430700072177?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116224430700072177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116224430700072177' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116224430700072177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116224430700072177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/10/nefret-edilen-hatunlar-listesi.html' title='Nefret Edilen Hatunlar Listesi'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116188393810963881</id><published>2006-10-26T19:59:00.000+03:00</published><updated>2006-10-26T20:32:18.123+03:00</updated><title type='text'>National Geographic</title><content type='html'>Zaman zaman Dan Brown'ın haklı olabileceğini düşünüyorum. En azından bazı konularda... Kilise kimi bu denli kızdırmış ki garip ve bitmek bilmeyen bir nefret var din(hıristiyanlığa)e karşı!?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce kutup ayıları, sonra insanlar, ondan sonra da bir başka hayvan... Çiftleşmek için kokuyu kullanıyor(uz)... Her şey çiftleşmek için yapılan seramoniden ibaret. "Bilimadamları" çıkıp konuşuyorlar. Hepsi de ad-hoc önermeler tabii, belirtmeme bile gerek yok. Aftershave ya da parfümlerimizi çiftleşme için en uygun olacak şekilde seçiyormuşuz. Öpüşürken burnumuz karşı tarafın genlerini en fazla ele veren yerine değiyormuş böylece karşı tarafın üremeye uygun olup olmadığını anlıyormuşuz. Ehehe bu hangi metotla öpüştüğünüze bağlı tabi ama buna değinmediler nedense! Her neyse... National Geographic'in temel önermeleri aşağıda yazılı olanlar kanımca:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Evrim teorisi en mutlak bilimsel gerçektir. Bir gün izafiyet teorisi ya da kuantum mekaniği çökebilir. Bildiğiniz bütün teoriler güme gidebilir. Ama evrim teorisi asla! Asla diyorum! Aslaaaaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- İnsan bir hayvandır. İnsanın bütün motivasyonları (sanat-bilim-kültür-vs-vs) hepsi sadece bir tek amaca hizmet etmek için vardır: çiftleşmek. "Üreme" de diyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Doğa, meydan okunması gereken bir şeydir. (gerçi bunun kökenleri biraz daha eskiye dayanıyor ama şimdi buna girmeyelim) Doğa bazen galip gelir ama insanoğlu, doğanın göğsüne genellikle bilim ve teknolojinin yardımıyla, hançerini saplamayı başarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bilim=teknoloji. Teknoloji ilerledikçe tırsak yaratıklara dönüşmeliyizdir. Çünkü teknolojinin yeni bir numarası ortaya çıktıkça "vay canına bilim amma gelişti" deyip daha iyi tüketiciler olmamız gerekmektedir. Bilim bize; kepeği önleyen şampuanları, kışkırtan diş macunları ve hijyenik pedleri vermektedir. İnsan, evrimsel gerçeklikte başka ne isteyebilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liste daha uzar gider ama konudan sapmayalım: National Geographic ya da benzeri topluluklar bütün hınçlarıyla dini hiçe sayarlar, tanrı fikrini "bilim" adı verilen yeni mitosu inkar eden en büyük düşman sayarlar. İnsanoğlunun bütün acılarının sebebi olsa olsa din falan gibi tarih öncesinden kalmış ilkelliklerdir. Ve bu ilkellikleri savunmaya kalkmak çok büyük bir ayıptır. Bu ayıp "yeni ayıp"tır. Çünkü bilim "yeni din"dir. Teknoloji karşısında tırsak olmak "yeni ahlak"tır. Karşı gelen ahlaksız. Keşke bütün bu olan bitenin sebebi Dan Brown'ın dediği gibi Illuminati örgütü olsaydı. Çok daha basit ve anlaşılabilir olurdu. Oysa Tüketim Lordları ve amaçları çok daha yerleşik ve karmaşık dengeler bütünü olarak karşımızda duruyor. Bilim'i tüketim toplumumu olmamız için bir güzel kullanıyor, sonra da bize kışkırtan diş macunlarını pazarlıyorlar. Unutmamalıyız ki bir grup fedakar bilimadamı gece gündüz Saçbilim Enstitüsü'nde sırf bizlerin saçlarımız rüzgarla dalgalansın diye kendilerini paralıyorlar. Yüce Bilim aşkına! Beni afaroz etmeyin National Geographic'in Lordları... Sizlere chastity'mi sunabilirim... Yeter ki beni afaroz etmeyin. Her hareketimin çiftleşmek için olduğunu kabul edeceğim. Diş macunu ve şampuanlarda en bilimsel olanı tercih edeceğim. Ben bir hayvanım. Hırıstiyanlık baş düşmanımdır. Evrim bildiğim tek yasadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Ugh! bi dakka! Yani tıp ve hukuk yasaları evrim karşıtı oldukları için hiçe saymalıyım... Çünkü onlar zayıfları yaşatıyorlar. Oysa güçlüler, yani sağlam genleri olanlar yaşamalı. Çünkü Yüce Evrim'in devam etmesi gerek! Hukuk ve Tıp, Yüce Evrim'e düşmansa ben de olmalıyım! Ugh! Cumhuriyet Başsavcılığı bu işe ne der acaba! En iyisi ben susayım. Aşağı tükürsen - yukarı tükürsen olayına döndü bu. Zavallı ben! Zavallı sokaktaki insan.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116188393810963881?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116188393810963881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116188393810963881' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116188393810963881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116188393810963881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/10/national-geographic.html' title='National Geographic'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-36647907.post-116188122133563129</id><published>2006-10-26T19:37:00.000+03:00</published><updated>2006-10-26T19:47:01.343+03:00</updated><title type='text'>Yes! It's A Mistake!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7078/4100/1600/cyrano_scarf.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7078/4100/400/cyrano_scarf.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Belki bu bir şarkı ismi... Ama sadece öyle olmayacak. Komplo teorileri, yanılgılar, aldatıcılar, modern büyüler, modern büyücüler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkı durun bütün alçaklar, o eski düşmanlar... Bin kişi olsanız da ölene dek sizinle dövüşeceğim, dövüşeceğim, dövüşeceğim... Alınız defnemi de gülümü de... Ama ölürken, buradan giderken selam vereceğim eşikten Gökyüzünün Nuruna, diyeceğim ki bir tek şeyi götürüyorum buradan yanımda... Bu benim... Onurum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/36647907-116188122133563129?l=its-a-mistake.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/feeds/116188122133563129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=36647907&amp;postID=116188122133563129' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116188122133563129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/36647907/posts/default/116188122133563129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://its-a-mistake.blogspot.com/2006/10/yes-its-mistake.html' title='Yes! It&apos;s A Mistake!'/><author><name>car-go</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00087589296718640583</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
