Pazartesi, Ekim 30, 2006

Nefret Edilen Hatunlar Listesi

Sanıyorum çok sık güncellenen bir başlık olacak! Aklıma geldikçe yazacağım birilerini daha... Sebebi yok, ama dayanılmaz derece itici buluyorum. Görmek istemiyorum, karşıma çıktıklarında başımı çeviriyorum ya da gıcığım bilensin diye uzun uzun seyrediyorum. Fizyonomileri, yani onlara verilenler değil elbette sorun. Sorun kendilerine verilenleri kullanış biçimleri. Suç kesinlikle onlarda:

*Minnie Driver
*Emily Watson
*Penelope Cruz
*Sevim Gözay
*İkbal Gürpınar
*Reese Witherspoon
*Seda Sayan
*Hülya Avşar
*Safiye Soyman

Perşembe, Ekim 26, 2006

National Geographic

Zaman zaman Dan Brown'ın haklı olabileceğini düşünüyorum. En azından bazı konularda... Kilise kimi bu denli kızdırmış ki garip ve bitmek bilmeyen bir nefret var din(hıristiyanlığa)e karşı!?

Önce kutup ayıları, sonra insanlar, ondan sonra da bir başka hayvan... Çiftleşmek için kokuyu kullanıyor(uz)... Her şey çiftleşmek için yapılan seramoniden ibaret. "Bilimadamları" çıkıp konuşuyorlar. Hepsi de ad-hoc önermeler tabii, belirtmeme bile gerek yok. Aftershave ya da parfümlerimizi çiftleşme için en uygun olacak şekilde seçiyormuşuz. Öpüşürken burnumuz karşı tarafın genlerini en fazla ele veren yerine değiyormuş böylece karşı tarafın üremeye uygun olup olmadığını anlıyormuşuz. Ehehe bu hangi metotla öpüştüğünüze bağlı tabi ama buna değinmediler nedense! Her neyse... National Geographic'in temel önermeleri aşağıda yazılı olanlar kanımca:

1- Evrim teorisi en mutlak bilimsel gerçektir. Bir gün izafiyet teorisi ya da kuantum mekaniği çökebilir. Bildiğiniz bütün teoriler güme gidebilir. Ama evrim teorisi asla! Asla diyorum! Aslaaaaaa!

2- İnsan bir hayvandır. İnsanın bütün motivasyonları (sanat-bilim-kültür-vs-vs) hepsi sadece bir tek amaca hizmet etmek için vardır: çiftleşmek. "Üreme" de diyebiliriz.

3- Doğa, meydan okunması gereken bir şeydir. (gerçi bunun kökenleri biraz daha eskiye dayanıyor ama şimdi buna girmeyelim) Doğa bazen galip gelir ama insanoğlu, doğanın göğsüne genellikle bilim ve teknolojinin yardımıyla, hançerini saplamayı başarır.

4- Bilim=teknoloji. Teknoloji ilerledikçe tırsak yaratıklara dönüşmeliyizdir. Çünkü teknolojinin yeni bir numarası ortaya çıktıkça "vay canına bilim amma gelişti" deyip daha iyi tüketiciler olmamız gerekmektedir. Bilim bize; kepeği önleyen şampuanları, kışkırtan diş macunları ve hijyenik pedleri vermektedir. İnsan, evrimsel gerçeklikte başka ne isteyebilir ki?

Liste daha uzar gider ama konudan sapmayalım: National Geographic ya da benzeri topluluklar bütün hınçlarıyla dini hiçe sayarlar, tanrı fikrini "bilim" adı verilen yeni mitosu inkar eden en büyük düşman sayarlar. İnsanoğlunun bütün acılarının sebebi olsa olsa din falan gibi tarih öncesinden kalmış ilkelliklerdir. Ve bu ilkellikleri savunmaya kalkmak çok büyük bir ayıptır. Bu ayıp "yeni ayıp"tır. Çünkü bilim "yeni din"dir. Teknoloji karşısında tırsak olmak "yeni ahlak"tır. Karşı gelen ahlaksız. Keşke bütün bu olan bitenin sebebi Dan Brown'ın dediği gibi Illuminati örgütü olsaydı. Çok daha basit ve anlaşılabilir olurdu. Oysa Tüketim Lordları ve amaçları çok daha yerleşik ve karmaşık dengeler bütünü olarak karşımızda duruyor. Bilim'i tüketim toplumumu olmamız için bir güzel kullanıyor, sonra da bize kışkırtan diş macunlarını pazarlıyorlar. Unutmamalıyız ki bir grup fedakar bilimadamı gece gündüz Saçbilim Enstitüsü'nde sırf bizlerin saçlarımız rüzgarla dalgalansın diye kendilerini paralıyorlar. Yüce Bilim aşkına! Beni afaroz etmeyin National Geographic'in Lordları... Sizlere chastity'mi sunabilirim... Yeter ki beni afaroz etmeyin. Her hareketimin çiftleşmek için olduğunu kabul edeceğim. Diş macunu ve şampuanlarda en bilimsel olanı tercih edeceğim. Ben bir hayvanım. Hırıstiyanlık baş düşmanımdır. Evrim bildiğim tek yasadır.

(Ugh! bi dakka! Yani tıp ve hukuk yasaları evrim karşıtı oldukları için hiçe saymalıyım... Çünkü onlar zayıfları yaşatıyorlar. Oysa güçlüler, yani sağlam genleri olanlar yaşamalı. Çünkü Yüce Evrim'in devam etmesi gerek! Hukuk ve Tıp, Yüce Evrim'e düşmansa ben de olmalıyım! Ugh! Cumhuriyet Başsavcılığı bu işe ne der acaba! En iyisi ben susayım. Aşağı tükürsen - yukarı tükürsen olayına döndü bu. Zavallı ben! Zavallı sokaktaki insan.)

Yes! It's A Mistake!


Belki bu bir şarkı ismi... Ama sadece öyle olmayacak. Komplo teorileri, yanılgılar, aldatıcılar, modern büyüler, modern büyücüler...

Sıkı durun bütün alçaklar, o eski düşmanlar... Bin kişi olsanız da ölene dek sizinle dövüşeceğim, dövüşeceğim, dövüşeceğim... Alınız defnemi de gülümü de... Ama ölürken, buradan giderken selam vereceğim eşikten Gökyüzünün Nuruna, diyeceğim ki bir tek şeyi götürüyorum buradan yanımda... Bu benim... Onurum...